

Çocukların Ebeveynleri Tarafından Görülmeye İhtiyaçları Var
Bana, “günümüzde çocukların en çok neye ihtiyacı var?” diye sorulsaydı, sanırım yanıtım “görülmeye” olurdu. Bakmak ve görmek ilk çocuk sahibi olduğumuz andan itibaren hayatımıza giren kavramlar. Anneyle bebek ilk emzirme sürecinde hep göz göze bakar. Adeta tek vücut olurlar. Sonraki dönemde bebek anneye bakar, ama anne ya onu beslemekte ya altını değiştirmekte ya da yemek pişirmektedir. Kısacası çok meşguldür. Bir sonraki aşamada bebek gene anneye bakar ama anne ya onun öz bakımı ile ilgilidir ya telefonla konuşmaktadır ya da büyük çocuğuyla meşguldür. İlgilenmesi gereken pek çok başka şey vardır. Bebek ağlar, mızmızlanır onun ilgisini çekmeye çalışır. Bir süre sonra da o ağlama ve mızmızlanmalar kalıcı bir huysuzluğa dönüşür. Benzer şekilde okul öncesi dönemdeki çocuk bir şey yaparken, yeni bir şey denerken, örneğin topa vururken, kaydıraktan kayarken, denize girerken ya da resim yaparken seslenir “Anne bana bak! Baba bana bak!”. O an ona heyecan veren her ne ise paylaşmak ister. Anne veya baba da arkadaşı ile yaptığı hararetli sohbetten ya da mesajlarını kontrol ettiği cep telefonundan, yazdığı rapordan, yemek pişirdiği tencereden dikkatini kısa bir an için ayırarak ona cevap verir, “Harika, süper olmuş, aferin kızıma veya oğluma ne kadar güzel yapıyorsun ne kadar güzel olmuş ne kadar beceriklisin ne kadar iyisin” ve sonra kafasını meşgul eden her ne ise ona geri döner. Örneğin, anne öğretmeni ile sohbet ederken 4 yaşındaki oğlu elinde bir resimle sınıftan fırlar ve göstermeye çalışır. Üç, beş eteğinden çekiştirmeden sonra anne mecburen çalışmayı eline alıp bir bakış atar, “çok güzel olmuş, harikasın sen” der, resmi çantasına koyup öğretmen ile sohbete devam eder. Çocuğun o anda istediği ilgidir, yakınlıktır, paylaşımdır. Evet, vakitsizdir ama onun için önemlidir. İstediği aslında annesidir. “Bana bak” der, anne görmez. Çocuk kendince güzel bir şey yaptığında, anne ya da babasının yaptığı şeye gerçekten bakmasını, gerçekten ilgilenmesini bekler. İnsan ilişkilerinde beklentinin önemi çok büyüktür. O görülmeyi beklerken anne veya baba kelimeleri ile överek onu ödüllendirdiğine inanır. Güzel sözler anne/baba için ödüldür, çocuğun beklentisini karşıladığına inanır. Oysa kelimeler gerçek ilginin yeri tutmaz ve aradaki farkı en çok çocuklar anlar, sahte övgüyü hemen tanır. Anne/baba eğer övecekse, elindeki telefonu, bilgisayarı, sohbeti bir kenara bırakmalı ve ona bakmalı, gerçekten ne yaptığını görmelidir. Eğer anne/baba için bir şeyler çizmişse veya yapmışsa ve görmesini bekliyorsa, gördüğünü ve gördüğü şeyin kendisini mutlu ettiğini ona hissettirmelidir. “Çok güzel olmuş, harika yapmışsın” demek o kadar yetersiz ki. Bu bir tanımlama, hatta bir değerlendirme. Oysa onun değerlendirilmeye değil, görülmeye ve onaylanmaya ihtiyacı var. Anne/babanın bütün dikkatini ona vermesi başvurulabilecek en güzel yöntem. “Aaa!, nasıl yaptın bunu?” gibi meraklı bir söylemle, onu anlatmaya teşvik etmek ve dinlemek. Sonsuz bir süre gibi gelse de dinlemek. Eğer çocuk anne/babasının gerçekten merak ettiğini ve dinlediğini hissederse birkaç yıl sonra, iyi olduğu konuları o sorulmasına gerek kalmadan kendiliğinden anlatacaktır. Sadece iyi olduğu konuları değil, ona dair bilmeniz gereken birçok şeyi sizinle paylaşacaktır. Emin olun okul yıllarında anne ve babalar çocuklarının onlara bir şeyler anlatmasına hem de kendiliğinden anlatmasına çok ihtiyaç duyacaklar. Önleminin bugünden onları dinleyerek alınmasını öneririm. Çocuklarına ve yaptıklarına bugün gerçek bir dikkatle bakan anne/babalar, onun hangi alanlarda iyi olduğunu çok kısa sürede keşfeder. Önemli çünkü bugünün küçük, önemsiz görünen detayları ileride çocukların hayat başarılarını üzerine inşa edecekleri yapıtaşları olacaktır.
Yukarıdaki örneğe tekrar dikkatle bakarsak, annesine elindeki çalışmayı göstermeye çalışan küçük çocuğun bir süre sonra cesaretini ve umudunu kaybedeceğini anlamak çok güç değil. Zaman içinde görülmeye layık olmadığı hissi mutlaka gelişmeye başlayacak ve yaptıklarıyla annesine ne kadar değersiz olduğunu ispata kalkışma süreci gibi çok tehlikeli bir sürece girmesi kaçınılmaz hale gelecektir.
Görülmek çocukları içeriden besler, güçlendirir, kendilerine güvenen, hayata gülen gözlerle bakan insanlar olmalarına yardım eder. Unutmayalım lütfen!



